DOI: 10.30767/diledeara.1592574 | ISSN: 1308-5069 E-ISSN: 2149-0651 ![]()
ÖZ
Eski Uygur yazını arasında en çok pay sahibi olan Budist muhitin ürünleri, esasen dinî-didaktik kimlikte Budizm’in öğretilerini topluma öğretmeyi ve yerleştirmeyi misyon edinmiş eserlerden oluşmaktadır. Sözü edilen bu öğretiler, eserlere belli hikâye ve anlatılar etrafında gelişen olay örgüleri ile sunulmuştur. Eserlerde işlenen Budist öğretiler arasında Skr. ahiṃsā anlayışı yani “zarar vermeme” ve “öldürmeme” ilkesi, genel itibariyle bir kes ̧işin çıplak gözle gördüğü her unsura aitken ekolojik düzene ve çevreye ait her unsur içinde geçerli olmuştur. Bunun yanında, Budist yazın etrafında gelişen hemen her hikâyenin kutsal bir kimlikte, ruhani bir rolü olan hayvan kahramanı bulunmaktadır. Özellikle jātaka ismi verilen ve hayvan biçimindeki Buddha’nın ya da Bodhisattvaların işlendiği kurgusal hikâyelerde karşımıza çıkan çevrecilik olgusu, bu ahiṃsā ile çok boyutlu bir şekilde tasvir edilmiştir. Bu hikâyelerde de Budizm’in bir gereği olarak Eski Uygurca y(a)rlıkançuçı köŋül terimi işlenmektedir. Bu terim doğrudan aktarım ile “merhametli gönül, bilinç” gibi anlamlara geleceği gibi esasen “merhamet” kavramını karşılamaktadır. Budizm’in en önemli öğretilerinden biri olan “merhamet”, ekolojik bilincin oluşumuyla insan ile doğa,toplum ve çevre arasında uyum sağlamayı amaçlayan ahlaki ve manevi değerlere, davranış
kurallarına dönüşle de bağlantılıdır. Bu çalışmada, Eski Uygur edebiyatında Budizm üzerinden “merhamet” kavramının ekolojik bağlamda inşası ve işlenişi ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Budizm, Eski Uygurca, merhamet, y(a)rlıkançuçı köŋül, hayvan
